ÇİZGİ ROMAN ATÖLYESİ KURUYORUZ

Mizah Üretenler Derneği (MÜD) bünyesinde, Bakırköy Belediyesi Başkanı Sayın Ateş Ünal Erzen'nin “Çocuklarımızı Yabancı Kültür Emperyalizminden Koruma Projesi” kapsamında öncelikle bir ÇİZGİ ROMAN ATÖLYESİ kuruyoruz.
Giysilerden okul çantalarına kadar her eşyada kendine yer bulan yabancı çizgi film, çizgi roman ve bilgisayar oyunu kahramanlarının çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerinden rahatsızlık duyulsa da, bu anlamda dengeyi sağlayabilecek bir seçenek bulunmamaktadır.
Söz konusu eksikliğin başlıca nedeni,  Türk sanatçılarının çalışmalarına destek verilmemesidir. Çizgi roman sektörünün kazançlı olmaması, yetişmiş eleman eksikliği göz önüne alındığında, sermaye sahiplerinin bu alana yatırım yapmaması doğaldır.
Bugün Türk Hava Kurumu’nun tarihini bir Amerikalı yazıyor, ne yazık ki. Bir Türk araştırmacının bu konuya el atmaması gerçekten üzücü. Son günlerde tirajı yüksek gazetelerde, çizgi roman hakkında yayınlanan yazılar fanteziden öteye geçmemektedir.
Temel amacımız, çizgi roman alanında Türk sanatçılarına yol açmaktır. Yabancılar tarafından hazırlanmış klasik yapıtlarla yetinme kolaycılığından ancak bu yolla kurtulabilirsiniz.
Hititleri, Truva’yı, Türk büyüklerini, klasik Türk romanlarını, Türk efsanelerini ve masallarını, Kurtuluş Savaşımızı, havacılarımızı, denizcilerimizi ve yanı sıra modern hayata ilişkin özgün eserleri çocuklarımıza ve gençlerimize okutmak görevimiz olmalıdır. Çizgi roman çalışmaları için profesyonel çizerler kadar, amatör çizerlere de ihtiyaç olduğunu belirtmek isteriz.
Ayrıca, çizgi roman seven, bu konuda derneğimizin çalışmalarına maddi, manevi katkıda bulunmak isteyen duyarlı kimselere de ihtiyacımız var. Çizgi roman alanına ilgi duyuyorsanız, Mizah Üretenler Derneği’nin 0212 583 78 54 numaralı telefonundan arayabilir ya da info@mizahuretenlerder.com adresine e-posta yollayabilirsiniz.

    Sevgili Mizah Dostları,

   Mizah Üretenler Derneği olarak, Ekim 2009’dan itibaren her ay     yayınlayacağımız mizah bültenleri aracılığıyla mizaha gönül     verenlerle buluşmayı amaçlıyoruz.
   Çeşitli tüketim anlayışlarıyla modellenen tek tip mutsuz ve         umutsuz bir yaşamın esaretini özgürce kabullenmesi istenen     günümüz insanının, anlam yüklü bir mizah anlayışıyla kendine     gelebileceğini düşünüyor, sanıyor ve –veya– umuyoruz.
    Sakat düşünce, durum ve tavırları zekâ yoluyla çürüten, olumlu     koşullarda biriktirdiği yaşam enerjisini en kısa yoldan aktaran     mizah, sıkışan hayat içinde kıvranan insanları rahatlatabilmenin     biricik yoludur.
    Var olduğumuzu hissedebilmek için, insanı yok sayan     süreçlere, anlayışlara, kurumlara, insanlara muhalefet etme     arzusuyla kıvranırız genellikle. Ve işte bu noktada en dürüst     muhalefet unsuru olarak mizahı buluruz karşımızda. Zekânın     yarattığı olağanüstü bir duygudur, mizah duygusu...  Böylece     hayata bağlanırız.
    Yayınlayacağımız bültenler aracılığıyla hayatın içinden mizah     çıkartmaya, mizah üretenlerle bağ kurmaya, mizah üretmek     isteyenlere yol göstermeye çalışacağız, elimizden geldiğince.

    Sevgiyle ve mizahla kalın...

 

 


ORGAN BAĞIŞI SERGİSİ

Bağcılar Devlet Hastanesi’nin, her yılın kasım ayının 3-9 tarihleri arasında kutlanan “Organ Bağışı Haftası” sebebi ile derneğimize yaptığı müracaat sonucunda ortak bir sergi açılmasına karar verilmiştir. Sergi, 3-9 Kasım günleri arasında aynı hastanenin konferans salonunun yanında ziyarete açık olacaktır. Sergide 25 adet karikatür, 5 adet haber-fotoğraf ve 6 adet orijinal afiş yer alacaktır.

Çocuklar, çizdiğiniz desenleri bize yollayın

 

KARİKATÜRCÜLER DERNEĞİ 40 YAŞINDA

Her biri kendi alanında faaliyetlerini başarıyla sürdüren üç genç; Ferit Öngören, Turhan Selçuk ve Semih Balcıoğlu, 1969 yılında “Karikatürcüler Derneği”ni kurmuşlardır.
Basının yazı kuruluşu sayılan dernek, Türkiye Cumhuriyeti’nin  geçirdiği hadiseleri beraber yaşamış, zar-zor bugünlere gelmiştir.
Bakanlar kurulu kararı ile kamu yararına hizmet eden dernekler konumundaki Karikatürcüler Derneği, demokrasiye yaptığı katkılar sebebi ile ayrıca Kültür Bakanlığı’nın hizmet büyük ödülünü almıştır.
Ulusal ve uluslararası düzeyde Türk karikatür sanatını başarı ile tanıtan, yayan ve geliştiren dernek, bu yıl (2009) 40. yılını kutlamaktadır.
Dernek, bu kapsamda iki yüz çizerin katıldığı görkemli bir karikatür sergisini Ziraat Bankası’nın İstanbul-Tünel’deki sanat galerisinde açmıştır.
İki yüz karikatüristin katıldığı sergide dernek başkanımız Ergin Gülen’in  yapıtı da yer almıştır.

ALTAN ERBULAK’I ANDIK

 Bakırköy’ün yetiştirdiği mizah   sanatçılarından biri olan   Altan Erbulak’ı, Bakırköy’de   sanatseverler ve sanatçılar   topluluğu ile andık.
 Karikatür, tiyatro ve sinema   sanatçısı olan Artan  Erbulak,  uğraştığı her üç dalda da   üstün başarı göstermiştir.
 Uzun yıllar Yenisabah   Gazetesi’nde karikatür çizen   Erbulak, “Hürmüz ile Cafer”   isimli çizgi romanını   yayınlamıştır.
 Koca Mustafa Paşa’da Metin   Serezli ile birlikte kendi   adlarına bir tiyatro kurmuş ve   uzun yıllar başarı ile   sürdürmüşlerdir.

 Bu uğraşılarının yanı sıra,   sinema filmlerinde de  oynayan Altan Erbulak’ın en   önemli özelliği, her üç alanda   da mizah sanatına gönülden   hizmet etmiş olmasıdır.
 

 

Mizah Ödülleri

Dernegimiz tarafindan her yil düzenlenen, “Ustalara tesekkür, gençlere destek” mizah ödülleri, 2009 yili mizah etkinliklerinin degerlendirilmesi sonucu, 2010 Nisan ayinin ilk haftasinda sahiplerini bulacaktir. 5. Ödül törenimiz için çalismalar sürdürülmektedir. 2009 yilinda gösterime girmis olan komedi filmlerinden içinden ödüle layik gördüklerinizingünüz film adlarini mail yoluyla dernegimize bildirerek, ödül oylamasina katilabilirsiniz: info@mizahuretenlerder.com

Ödül töreni organizasyonuna her yıl destek veren Bakırköy Belediye Başkanı Sayın Ateş Ünal Erzer'e ve Doğan Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Doğan Birgül'e teşekkür ederiz.

EKİM AYININ SEÇME HABERLERİ

Soruları çalınan “Polis Sınavı” iptal oldu...

Ayak kokusu yüzünden Anadolu Ekspresi’nde cinayet işlendi...

Böbreğini satan köylüler, böbreğini paraya çevirmeyen diğer köylülere hava attılar...

Resmi evrakı bayan memura ormanda vermeye çalışan vali basıldı...

Şişli’de kumar operasyonu yapıldı, ancak bu kez kaç kişinin yakalanacağı üzerine oynanan bahsi kimin kazandığı öğrenilemedi...

Erzurum’da kaçak elektrik kullanan    21 kişi’ye, 3 ay boyunca futbol maçına gitmeme cezası verildi...

Bülent Arınç, “Bürokratlar emir eri değildir” diyerek emir bürokratlarını uyardı... 

Orhan Pamuk Milano’da “Gençken, mutsuz ama akıllı olmanın daha iyi olduğuna inanırdım; şimdi ise, ömrümden 57 yılı tükettikten sonra, birazcık aptallığın da fena olmayacağını düşünüyorum” diyerek, akıllandığını kanıtladı...

PKK’lı kadın militanların evde kalmaktan şikâyetçi olduğu ortaya çıktı...

RTÜK başkanı önerdi: Televizyonda yabancı payı sınırı %25’ten %50’ye çıkarılmalı...

Ankara’ya gelen “Baba” filminin yönetmeni Coppola, karşısında 50 basın mensubunu görünce, “Seçim mi kazandım?” dedi...

Milas’ın Güllük Körfezi’ne 600 metre uzunluğunda köprü yapımı için çalışmalar başlatıldı...

İhraç edilen Türk armutları zehirli çıktı. İçerde kalanların zehirsiz olduğuna kannat getirildi...

Adana Valisi Atış, “At ve eşek eti yemek isteyen yiyebilir. Ama biz kimseye yedirmeyeceğiz” dedi...

Sivil polisler panelde bağıran kıza müdahale edince, Egemen Bağış “Bırakın bırakın, AB standartlarında insanların 3 dakika bağırma hakkı var” diyerek AB standardında bir bakan olduğunu kanıtladı...

Türk kadınlarının dörtte biri en az bir nedenle dayağı onaylıyor...

İsrail’i hedef alan “Ayrılık” dizisi, Filistinliler tarafından da beğenilmedi...



ŞAKACI CUMHURİYET ÇOCUKLARI

Cumhuriyetin 86. yıldönümünün kutlandığı o gün neler oldu?

 Yabancı liderlerle şapır şupur öpüşen hükümet lideri, muhalif gördüğü siyasi liderin ve silahlı liderin elini sıkmadı...

 Bir ara göz göze geldiler, besin değeri düşük   dondurulmuş gülümsemeyle yetindiler…

 Fanatiği olduğu takımın her golünden sonra göbek attığı söylenen   eski bir paşa, karşılaştığı savcıya, “Beni almaya mı geldiniz?”   diyerek şaka yaptı ve en çok kendisi güldü...

Muhalif siyasi lider, Anıtkabir’de hükümet liderine şaka yollu, “Sizin ne yapacağınız belli olmaz!” diyerek, erken seçim planlarından haberdar olduğunu ima etti...

 Bunu duyan hükümet lideri, “Evet haklısınız, her şey olabilir diyerek niyetini belli etmemeye çalıştı...

 Taze gülümseme yaratamayınca, yine dondurulmuş gülümseme kullandılar.

Yeniçeri ordusu karşıtı, kısmi demokrasinin yılmaz askeri bir   profesör, bundan sonraki ordunun, Nizam-ı Cedit ordusu gibi olmasını temenni etti. Apo’nun hangi orduda paşalığa yükseleceği böylece anlaşılmış oldu...

 Ay sonu çekleri karşılıksız çıkan bir KOBİ erbabı, oy   verdiği lider Cumhuriyet Bayramı gerginliğinden galip çıktığı takdirde, çeklerinin ödenebileceğini umdu...

Romancılığı bırakan bir müzisyen kaleme aldığı köşe yazısında, “12 Eylül’ün ruhu Türkiye’yi gölgelemeye devam ediyor” dedi, 86. Cumhuriyet Bayramı’nda estirilen 12 Eylül öncesi ruhunun kalıcı karanlığını okuyucularına fark   ettiremeden...


Yağmur yağıyordu, hayata ıslak imzasını hiç atamamış   karamsar şemsiyeli bir emekli, bankta oturmaktaydı. Onun şakacı bir hali yoktu...

Derbi maçı sonrasında düşman kamplara bölünmüş kulüp yöneticileri, kendi futbol cumhuriyetlerinin holiganlarını kollayabilmenin peşindeydi...

 Dalgın bürokratik erkek davetli tokalaşmayınca, Cumhurbaşkanı eşinin eli havada kaldı...

Erbakan kızdı: Bu kadar kutlamaya ne gerek vardı?

Olağan görüşme özürlü zirveciler, 24 saatte dört resmi, bir özel görüşme yaparak bayramdan anlam eksilttiler...

Bakü ve Tel Aviv’deki kutlamalar planlandığı gibi sönük   geçti...

 Unutulmuş 12 Eylül öncesi ruhu, unutulmaz 12 Eylül ruhunu, çok ama çok kıskandı. Çünkü birlikte anılmayı fazlasıyla hak etmişlerdi...

 Ali Sefünç

Kültür ve Sanat